SON DAKİKA
--:--:--

TCMB PPK Toplantı Özeti Küresel Riskleri ve Ekonomik Görünümü Belirledi

TCMB PPK, 12 Mart toplantı özetini yayımladı. Şubat sonu jeopolitik gelişmelerle artan küresel riskler, enerji fiyatları ve ekonomik görünüm değerlendirildi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
TCMB PPK Toplantı Özeti Küresel Riskleri ve Ekonomik Görünümü Belirledi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), 12 Mart’taki toplantısına ilişkin özetini yayımladı. Şubat ayı sonunda başlayan jeopolitik gelişmeler, küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarında belirgin yükseliş ile belirsizlikleri artırdı. Kurul, bu durumun küresel enflasyon risklerini güçlendirdiğini ve portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artırdığını belirtti.

Özet, enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerindeki artan belirsizliklerin emtia fiyatlarında yüksek oynaklığa neden olduğunu vurguladı. Ham petrol ve doğal gaz fiyatlarında önemli artışlar yaşandı. Tedarik zincirlerindeki aksamaların süresi ve ölçüsü, enerji fiyatlarının gelecekteki seyrini belirleyecek ana faktörler arasında yer aldı.

Küresel Ekonomik Görünüm ve Portföy Hareketleri

ABD yüksek mahkemesinin bazı tarifeleri iptal etmesi, küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikleri bir miktar yükseltti. Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle büyüme görünümü üzerindeki aşağı yönlü riskler güçlendi. Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği öngörüldü.

Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksi, bir önceki PPK dönemine göre aşağı yönde revize edildi. Endeks, 2026 ve 2027 yıllarında yıllık bazda yüzde 2,2 artış tahminiyle şekillendi. Emtia fiyatlarındaki yükseliş, küresel enflasyon üzerindeki riskleri artırdı.

Merkez bankaları, söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate aldı. Jeopolitik gelişmelerin neden olduğu arz şokunun kalıcılığı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı, küresel para politikalarının seyri açısından kritik önem taşıdı. Son dönemde artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlendi.

Yurt İçi Finansal Piyasalar ve Kredi Gelişmeleri

Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranları ortalaması, 23 Ocak-6 Mart döneminde yüzde 2,7 seviyesine geriledi. Bu yavaşlamada ihtiyaç ve taşıt kredilerinin etkisi belirleyici oldu. Türk lirası (TL) ticari kredilerin 4 haftalık büyüme oranları ortalaması da yüzde 2,7 seviyesine indi. Kur etkisinden arındırılmış yabancı para (YP) ticari krediler ise yüzde 1,1 ile yatay bir seyir izledi.

TL mevduat faiz oranları, 23 Ocak ile biten haftaya kıyasla 39 baz puan artarak 6 Mart ile biten haftada yüzde 44,4 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde TL ticari kredi faizleri (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 239 baz puan artışla yüzde 48,3 seviyesinde oluştu. İhtiyaç kredisi faizleri yüzde 59,0’a yükselirken, konut kredisi faizleri yüzde 34,2’ye, taşıt kredisi faizleri ise yüzde 32,6’ya geriledi.

TCMB, 24 Ocak tarihinde makrofinansal istikrarı ve parasal aktarım mekanizmasını güçlendirmek amacıyla yurt dışından temin edilen TL borçlara uygulanan zorunlu karşılık oranlarında değişiklikler yaptı. Ayrıca 31 Ocak tarihinde sıkı parasal duruşu desteklemek ve makrofinansal istikrarı güçlendirmek amacıyla yabancı para kredilerde 8 haftalık dönemler için yüzde 1 olan büyüme sınırını yüzde 0,5’e düşürdü. Tüketicilere tahsis edilen kredili mevduat hesabı limitlerine de büyüme sınırı getirerek 8 haftalık dönemler için yüzde 2 olarak belirledi.

TCMB brüt uluslararası rezervleri, 23 Ocak’tan bu yana 18,1 milyar dolar azalarak 6 Mart itibarıyla 197,5 milyar dolara geriledi. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 21 Ocak’tan bu yana yaklaşık 40 baz puan artarak 11 Mart itibarıyla 254 baz puan seviyesine yükseldi. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 13,3 seviyesine, 12 ay vadeli kur oynaklığı ise yüzde 20,8 seviyesine yükseldi. Önceki PPK toplantı haftasından 6 Mart’a kadar Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasasına 0,6 milyar dolar, hisse senedi piyasasına ise 1,1 milyar dolar olmak üzere toplamda 1,7 milyar dolar net portföy girişi gerçekleşti.

İktisadi Faaliyet ve Cari Denge Gelişmeleri

Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH), 2025 yılının dördüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 3,4, çeyreklik bazda ise yüzde 0,4 arttı. Bitkisel üretimdeki don ve kuraklık olayları kaynaklı daralma, yıllık bazda büyümeyi yılın son çeyreğinde de sınırladı. Özel tüketim ve toplam yatırımlar, yıllık büyümeye pozitif katkı verdi. Çeyreklik bazda ise özel tüketimde artış olurken, toplam yatırımlar sınırlı olarak geriledi.

Aynı dönemde mal ve hizmet ithalatında artış, ihracatında ise düşüş gerçekleşti. Bu durum, net ihracatın çeyreklik büyümeye negatif katkı vermesine yol açtı. İktisadi faaliyet, son çeyrekte hız kesmeye devam ederek potansiyelinin altında bir büyüme sergiledi. 2025 yılı genelinde büyüme yüzde 3,6 gerçekleşti.

Ocak ayında perakende satış hacim endeksi aylık bazda yüzde 2,4, çeyreklik bazda ise yüzde 4,3 artış kaydetti. Altın hariç perakende satışların aylık ve çeyreklik artışı daha düşük seviyede kaldı. Hizmet üretim endeksi aralık ayında ılımlı bir artış gösterdi.

Şubat ayı itibarıyla kartla yapılan harcamalar sınırlı bir artış kaydetti. Beyaz eşya ve otomobil satışları ise geriledi. İmalat sanayi firmalarına yönelik anket verileri, yılın ilk çeyreğinde kayıtlı iç piyasa siparişlerinde artışa, geleceğe yönelik beklentilerde ise gerilemeye işaret etti.

Ocak ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 2,8, yıllık bazda ise yüzde 1,8 geriledi. Çeyreklik bazda sanayi üretimi, ocak ayı itibarıyla ilk çeyrekte yüzde 1,2 düşüş kaydetti. Deprem bölgesinde yapılmakta olan konutların 2025 yılı sonuna kadar tamamlanması hedefiyle uyumlu olarak, geçen yılın ikinci yarısında kuvvetli seyreden inşaat bağlantılı sektörlerin üretimi ocak ayında geriledi. Sanayi üretiminin ana eğilimi halen zayıf seyretti.

Ocak ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32 milyon kişi seviyesinde gerçekleşti ve bir önceki çeyrek ortalamasına kıyasla yüzde 1,7 azaldı. İş gücüne katılım oranı çeyreklik olarak 1,1 puan düştü. İstihdamdaki azalışa karşın katılım oranındaki düşüşün etkisiyle işsizlik oranı bir önceki çeyrekteki ortalama yüzde 8,3 seviyesinden ocak ayında yüzde 8,1 seviyesine geriledi. İmalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik istihdam beklentileri, tarihsel ortalamanın altında seyretti.

Ocak ayına ilişkin verilerin yayımlanmasıyla birlikte ödemeler dengesi istatistiklerinde, birincil gelir dengesi altındaki portföy yatırımları kaleminde faiz giderlerinin hesaplamasında yöntem değişikliğine gidildi. Bu revizyon, 2020 yılının eylül ayından başlamak üzere geriye dönük olarak yapıldı.

Revizyon, cari işlemler açığını söz konusu dönemde toplamda 8,9 milyar dolar artırıcı yönde etkiledi. Bu etkinin 4,8 milyar doları 2025 yılında gerçekleşti. Böylelikle 2025 yılı geneli cari açığı 25,2 milyar dolardan revizyon sonrasında 30,1 milyar dolara yükseldi. Cari açığın GSYH’ye oranı ise yüzde 1,6’dan yüzde 1,9 seviyesine çıktı.

Söz konusu revizyon sonrasında ocak ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 6,8 milyar dolar açık verdi. 12 aylık birikimli cari açık 32,9 milyar dolar oldu. Seyahat gelirleri 3,4 milyar dolar olarak gerçekleşti, 12 aylık birikimli olarak 60,2 milyar dolara yükseldi. Hizmetler dengesi fazlası ise 63,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşerek güçlü seyrini sürdürdü.

Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış ihracat ve ithalat artış kaydetti. 12 aylık birikimli dış ticaret açığı bir önceki aya göre yükseldi. Altın ithalatı küresel düzeyde altın fiyatlarının artışı ile desteklenmeye devam etti. Şubat ayı itibarıyla 12 aylık birikimli altın ithalatı 23,4 milyar dolar oldu.

Mevcut veriler ışığında, 12 aylık birikimli cari açıkta şubat ayında artış olacağı öngörüldü. Yakın dönemde gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üzerindeki olumsuz etkilerinin mart ayı itibarıyla gözlenmeye başlanacağı değerlendirildi. Ocak-şubat döneminde mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı sınırlı olarak geriledi.

Cari açığın finansmanı tarafında ise bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun vadeli borç çevirme oranı ocak ayında yüzde 167,2 olarak gerçekleşti. Yurt dışı borçlanma imkanlarının yüksek seviyelerini koruduğu değerlendirildi.

Yorum Yap

Benzer Haberler
Ticaret Bakanlığı İkinci El Otomotiv Düzenlemelerini Uzattı
Ticaret Bakanlığı İkinci El Otomotiv Düzenlemelerini Uzattı
Bakan Yumaklı Organize Tarım Bölgeleri İçin 1 Milyar Dolar İhracat Hedefi Koydu
Bakan Yumaklı Organize Tarım Bölgeleri İçin 1 Milyar Dolar İhracat Hedefi Koydu
Bakan Bayraktar Londra’da Enerji Dönüşümü İçin Yol Haritasını Açıkladı
Bakan Bayraktar Londra’da Enerji Dönüşümü İçin Yol Haritasını Açıkladı
Ticaret Bakanı Ömer Bolat Latin Amerika ülkeleriyle ticari hedefleri açıkladı
Ticaret Bakanı Ömer Bolat Latin Amerika ülkeleriyle ticari hedefleri açıkladı
B Reçete Sistemi İçin Bölgesel Bilgilendirme Toplantıları Tamamlandı
B Reçete Sistemi İçin Bölgesel Bilgilendirme Toplantıları Tamamlandı
Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi Hak Sahipleri Açıklandı
Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi Hak Sahipleri Açıklandı
Haberin Doğru Adresi
Gündem Zamani

Türkiye ve dünya gündemine dair en güncel haberler, ekonomi dünyasındaki son gelişmeler, spor camiasından sıcak haberler ve teknoloji dünyasındaki yenilikler Gündem Zamanı ile parmağınızın ucunda. Tarafsız yayıncılık ilkesiyle, son dakika haberleri ve derinlemesine analizleri anlık olarak sizlere ulaştırıyoruz.

2026 Gundemzamani.com © Tüm hakları saklıdır. Seobaz Haber Teması