Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026-2027 Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Töreni’nde Gazze’ye dayanışma mesajı verdi, yapay zeka ve eğitimin geleceği üzerine konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2026-2027 Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, yaşam ve eğitim hakkı elinden alınan Gazzeli öğrencilere ve bölgedeki mazlumlar ile mağdurlara en güçlü dayanışma mesajını ilettiğini belirtti. Erdoğan, yaşam ve haysiyet mücadelesinden taviz vermeyen tüm Gazzeli öğrencilere, ülkem ve milletim adına en güçlü dayanışma mesajlarımı iletiyorum dedi.
Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende konuşan Erdoğan, yeni akademik yılın hayırlara vesile olmasını diledi. Öğrencilerin yeni bilgi ve tecrübeler edineceği, akademisyenlerin yeni yayım ve araştırma faaliyetleriyle öne çıkacağı verimli bir akademik yıl temennisinde bulundu. Harran Üniversitesi Çok Sesli Koro Topluluğu’nun ‘Fırat’ın Öbür Yakasında Unuttuklarımız’ isimli dinletisinin kendisini çok etkilediğini belirten Erdoğan, bu vesileyle son 3 yılda yaşamını yitiren Gazzeli çocuklara ve tüm mazlum ve mağdurlara dayanışma mesajı gönderdiğini ifade etti.
Erdoğan, konuşmasında ecdadın bilim tarihindeki derinliğine ve medeniyetin bilgi üretme ve yayma rolüne dikkat çekti. Bağdat’tan İstanbul’a, Kahire’den Semerkant’a uzanan coğrafyada alimlerin ve medreselerin bilimi ihya ettiğini vurguladı. Mensubu ve mirasçısı oldukları medeniyetin, ürettiği bilgiyi insanlığın istifadesine sunduğunu belirtti. Hamaset yerine maziden güç almanın ve ilham almanın önemine değinen Erdoğan, bilginin odağında anlamın, anlamın çekirdeğinde ise hakikatin bulunduğunu söyledi.
Günümüz üniversitelerinin bilgiyi aktaran, araştıran ve toplumla paylaşan kurumlar olduğunu ifade eden Erdoğan, yapay zeka teknolojisindeki gelişmelerin üniversiteler için bazı alanlarda sınayıcı olduğunu dile getirdi. Bilgiye erişimin kolaylaştığını ancak araştırma sürecinde harcanan emeğin öneminin azaldığını belirtti. Hoca-öğrenci bağının sadece bilgi aktarımından ibaret olmadığını, tecrübe paylaşımı ve bilimsel kültür aşılamanın altını çizdi. Araştırmaya dayanmayan bilginin kalıcı olmayacağını vurguladı.
Devlet olarak eğitime yapılan her yatırımın insana ve geleceğe yapılmış bir yatırım olduğunu belirten Erdoğan, son 24 yılda yükseköğretim alanında devrim niteliğinde adımlar atıldığını söyledi. Üniversite sayısının 76’dan 208’e, yurt sayısının 190’dan 877’ye çıktığını ifade etti. Yükseköğretime erişim fırsatı açısından bu kazanımların kıymetli olduğunu, Anadolu’nun dört bir yanına nitelikli yükseköğretim sürecinin ulaştırıldığını vurguladı. Üniversite harçlarının kaldırıldığını, burs miktarlarının artırıldığını ve yurtların altyapılarının iyileştirildiğini aktardı. Aylık 1600 liraya üniversite öğrencilerinin barınma ihtiyacının karşılandığını ve iki öğün yemeğin ücretsiz ikram edildiğini bildirdi.
Her şehre üniversite kurma ve uluslararası öğrencilere kapı açma politikalarının eleştirilmesine karşın, bunun eğitimde fırsat eşitliğine karşı çıkmak anlamına geldiğini belirtti. Türk üniversitelerinin yurt dışına açılmasının ülkenin yumuşak gücünü artırdığını savundu. Eksikler ve hatalar olabileceğini ancak bunun politikayı toptan hedef almak için haklı bir sebep olamayacağını söyledi. Sistemi iyileştirecek her türlü yapıcı eleştiriye açık olduklarını ancak her sorunu çivi olarak görme anlayışına karşı olduklarını ifade etti. Kadın akademisyenlerin oranının yüzde 47,17’ye ulaşmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Türkiye’nin 6,3 milyon öğrenci, 208 üniversite ve 190 bin akademik personelle dünyanın en geniş yükseköğretim ailelerinden birine sahip olduğunu belirtti. Makale ve derleme yayın sayısında 15’inci sırada olduklarını, araştırma üniversitelerinin nitelikli yayın oranının OECD ortalamasını yakaladığını söyledi. Orta vadede en az 2 üniversitenin dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına girmesini hedeflediklerini kaydetti.
Akademinin asli misyonunun yeni tezler, argümanlar ve fikirler ortaya koymak olduğunu belirten Erdoğan, üniversitelerin ekonomiye ve topluma yaptıkları katkıları artırmalarını arzu ettiğini söyledi. Reel sektörün ihtiyaçlarıyla uyumlu bir yükseköğrenim sisteminin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. ‘Ne eğitimde ne istihdamda’ olan gençlerin sayısını en aza indirmeyi hedeflediklerini belirtti. Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulları Projesi ve ‘İşletmede Mesleki Eğitim Modeli’ ile verimli sonuçlar alındığını, bu hamlenin daha da ileri taşınacağını ifade etti.
Konuşmanın ardından Yükseköğretim Kurulu (YÖK) 2026 Üstün Başarı Ödülleri sahiplerini buldu. Ödül alan üniversiteler ve akademisyenler, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından tebrik edildi.
Türkiye ve dünya gündemine dair en güncel haberler, ekonomi dünyasındaki son gelişmeler, spor camiasından sıcak haberler ve teknoloji dünyasındaki yenilikler Gündem Zamanı ile parmağınızın ucunda. Tarafsız yayıncılık ilkesiyle, son dakika haberleri ve derinlemesine analizleri anlık olarak sizlere ulaştırıyoruz.
Yorum Yap