Borsa İstanbul’da BIST 30 endeksi, yılın ilk çeyreğinde yüzde 18,77’lik getiriyle küresel borsalar arasında ilk 10’a girerken, yurt içi piyasalar jeopolitik gerilimlere rağmen pozitif ayrıştı.
Borsa İstanbul’da BIST 30 endeksi, yılın ilk çeyreğinde elde ettiği yüzde 18,77’lik getiriyle küresel referans endeksleri arasında öne çıktı. Yurt içi pay piyasaları, Mart ayında Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimlerin yarattığı baskıya rağmen yılın ilk çeyreğindeki pozitif ivmeyi sürdürmeyi başardı.
Borsa İstanbul’un en büyük ve likiditesi yüksek şirketlerini içeren BIST 30 endeksi, 2025 yılına 12.223,61 puandan başladı. Yılın ilk üç ayında 14.518,03 puana ulaşarak yatırımcısına yüzde 18,77 kazanç sağladı. Bu performansla endeks, küresel borsalar arasında en çok yükselenler listesinde ilk 10’a girdi.
Dolar bazında da yüzde 14,7’lik artış kaydeden BIST 30 endeksi, bu dönemde birçok önemli küresel endeksin aksine yatırımcılarına pozitif bir getiri sundu. Bu süreçte ABD’deki New York borsası ana endeksleri ile Asya ve Avrupa’daki birçok borsa endeksi geriledi.
Geçen yılı 11.261,52 puandan kapatan BIST 100 endeksi de ilk çeyreği 12.790,98 puanda tamamladı. Bu dönemde endeks, yüzde 13,6’lık bir yükseliş kaydetti. BIST 100 endeksi, Ocak ayında yüzde 22,9’luk artışla Kasım 2022’den bu yana en iyi aylık performansını sergiledi.
Şubat ayında yabancı yatırımcı girişlerinin devam etmesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) rezervlerindeki artışla BIST 100 endeksi 14.532,67 puana çıkarak tarihi zirvesine ulaştı. Dezenflasyon sürecinin güçlü devam edeceğine dair beklentiler de endeksteki alıcılı seyri destekledi.
Mart ayında Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler, küresel piyasalarda önemli bir satış baskısı yarattı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik adımları ve İran’ın misillemeleri, küresel piyasaların toplam değerinde yaklaşık 14 trilyon dolarlık bir azalmaya neden oldu.
Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik riskler, petrol fiyatlarında yukarı yönlü hareketleri tetikleyerek küresel enflasyon görünümünü ve merkez bankalarının politikalarını etkiledi. ABD Merkez Bankası (Fed) başta olmak üzere küresel merkez bankalarının olası sıkılaşma adımlarına yönelik endişeler varlık fiyatları üzerinde baskı oluşturdu.
Dolar, diğer para birimleri karşısında güçlenirken, ABD 10 yıllık tahvil faizi Temmuz 2025’ten bu yana en yüksek seviyesi olan yüzde 4,48702’ye ulaştı. Dolar endeksi de 100 seviyesindeki güçlü seyrini sürdürdü.
Yurt içinde ekonomi yönetiminin aldığı önlemler, küresel dalgalanmalara karşı daha dirençli bir piyasa görünümü oluşturdu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), finansal piyasalardaki gelişmeleri dikkate alarak Türk lirası likidite yönetiminde esneklik sağlamak amacıyla Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap işlemlerine başladı.
TCMB’nin bu adımı, kredi ve faiz tarafındaki oynaklığı önlemeyi ve Türk lirası üzerindeki baskıyı hafifletmeyi hedefliyor. Bu önlemle piyasalardaki Türk lirası sıkışıklığının önüne geçilmesi ve bankaların likidite sorunu yaşamaması amaçlanıyor.
Bu gelişme, bankacılık sistemindeki Türk lirası likiditesini desteklerken döviz rezervlerini güçlendirmeyi de hedefliyor. TCMB, bu hamleyle bankalardan döviz alıp karşılığında TL vererek piyasadaki likiditeyi artırmayı amaçlıyor.
Öte yandan, 27 Mart haftasında yurt dışında yerleşik kişiler 137,1 milyon dolarlık hisse senedi alırken, 1 milyar 369,9 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ve 78,1 milyon dolarlık Genel Yönetim Dışındaki Sektör İhraçları (ÖST) satışı gerçekleştirdi.
Türkiye ve dünya gündemine dair en güncel haberler, ekonomi dünyasındaki son gelişmeler, spor camiasından sıcak haberler ve teknoloji dünyasındaki yenilikler Gündem Zamanı ile parmağınızın ucunda. Tarafsız yayıncılık ilkesiyle, son dakika haberleri ve derinlemesine analizleri anlık olarak sizlere ulaştırıyoruz.
Yorum Yap