SAMÜ Üniversitesi araştırmacıları, Türkiye’de dolu yağışlarının en sık mayıs ve haziran aylarında, öğleden sonra saatlerinde yoğunlaştığını belirledi. Çalışma, tarımsal risk yönetimi ve sigortacılık için kritik veriler sunuyor.
SAMÜ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi’nden bir araştırma ekibi, Türkiye’deki dolu yağışlarının sıklığı ve zamanlaması üzerine kapsamlı bir çalışma yürüttü. 2001-2023 yıllarını kapsayan çalışma, Avrupa Şiddetli Hava Olayları Veritabanı (ESWD) üzerinden elde edilen 3 bin 860 dolu olayı raporunun analizine dayanıyor. Kalite kontrol ve yinelenen kayıtların elenmesiyle 874 dolu hadisesi detaylı olarak incelendi.
Araştırma ekibi, dolu olaylarının yıl içine rastgele dağılmadığını tespit etti. Özellikle mayıs ve haziran aylarında dolu görülme sıklığı, diğer aylara kıyasla 2 ila 3 kat daha fazla artış gösterdi. Bu artışın, atmosferdeki kararsızlığın ve konvektif enerji birikiminin en üst seviyelere ulaştığı döneme denk geldiği belirtildi. Dolu riski gece saatlerinde düşükken, sabah artarak öğleden sonra en yüksek seviyeye ulaştı ve akşam saatlerinde azaldı. Gün içinde dolu yağışı en sık 14.00 ile 19.00 saatleri arasında gözlemlenirken, özellikle 14.00 ve 16.00 saatleri zirve yaptı.
Türkiye’nin 81 ilinde de görülen dolu yağışları, İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde belirgin bir yoğunluk gösterdi. Marmara Bölgesi ise en az dolu olayının yaşandığı bölge olarak kayıtlara geçti. Mersin ve Antalya çevresi, Kuzey İç Anadolu, Doğu Anadolu’nun yüksek kesimleri ve İstanbul çevresi, dolu oluşumu açısından öne çıkan lokasyonlar olarak belirlendi.
Çalışmada, dolu çaplarının 2 ila 8 santimetre arasında değiştiği ortaya kondu. En büyük çaplı dolu taneleri 8 santimetre ile İstanbul ve Elazığ’da, 7 santimetre çapındaki dolu ise Çankırı ve Çanakkale’de kaydedildi. Daha büyük dolu tanelerinin, güçlü atmosferik enerji ve yukarı yönlü hava akımlarıyla doğrudan ilişkili olduğu anlaşıldı. Araştırma, dolu olaylarının sadece yaz aylarıyla sınırlı olmadığını, kış döneminde de güçlü rüzgar kayması ve dinamik sistemler altında dolu yağışı oluşabildiğini gösterdi.
Araştırma Görevlisi Yiğitalp Kara, çalışmanın Türkiye’nin dolu klimatolojisini ortaya koyduğunu ve tarım ile sigorta sektörü için önemli sonuçlar sunduğunu belirtti. Kara, dolu olaylarının ekim, büyüme ve hasat dönemlerinde ürün kaybına yol açabildiğini vurgulayarak, bu bulguların tarımsal risk yönetimi açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. Belirli aylarda ve günün saatlerinde yoğunlaşan dolu olaylarının, hangi dönemlerde koruyucu önlemlerin artırılması gerektiği konusunda sayısal bir çerçeve sunduğunu ekledi.
Kara, bu verilerin poliçe kapsamlarının oluşturulması, prim hesaplamaları ve araç, gayrimenkul ile tarım arazilerine yönelik hasar risk analizlerinde önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi. İklim değişikliğiyle birlikte dolu, zirai don, sıcak hava dalgaları ve aşırı yağışlar gibi hava kaynaklı afetlerin daha dikkatli izlenmesi, bilimsel olarak değerlendirilmesi ve karar alma süreçlerine entegre edilmesi gerektiğini vurgulayan Kara, çalışmanın uluslararası literatürde de yer aldığını belirtti.
Türkiye ve dünya gündemine dair en güncel haberler, ekonomi dünyasındaki son gelişmeler, spor camiasından sıcak haberler ve teknoloji dünyasındaki yenilikler Gündem Zamanı ile parmağınızın ucunda. Tarafsız yayıncılık ilkesiyle, son dakika haberleri ve derinlemesine analizleri anlık olarak sizlere ulaştırıyoruz.
Yorum Yap