Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sürdürülebilir yüksek büyümenin formülünün düşük enflasyon olduğunu söyledi. Yapay zeka ve robot teknolojilerinin fırsatlarını ve risklerini değerlendirdi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yapay zeka ve otonom sistemlerin büyük fırsatlar sunduğunu ancak bu teknolojileri üreten ve kontrol edenlerin avantajlı olacağını belirtti. Şimşek, yapay zekanın verimliliği artıracağını ve istihdam piyasalarını önemli ölçüde etkileyeceğini vurguladı. Geçmişte güvenli görülen alanların bile yapay zeka nedeniyle hızla geride kalabileceğini söyledi.
Artan gelir ve servet eşitsizliğinin ciddi bir risk oluşturduğunu ifade eden Şimşek, yapay zekanın refahı artırabileceğini ancak diğer etkilerinin yönetilmesi gerektiğini dile getirdi. Küresel robot piyasasının 2050’ye kadar 100 milyar dolardan 25 trilyon dolara ulaşacağını öngören Bakan, Türkiye’deki üniversitelerin ve sanayicilerin bu trendleri kaçırmaması gerektiğini belirtti.
Bakan Şimşek, yapay zekanın hukuk, sosyal bilimler ve yönetim gibi alanları dramatik şekilde etkilemesini beklerken, el yordamıyla yapılan işlere etkisinin daha düşük olacağını öngördü. Küresel robot piyasasındaki bu büyük potansiyelin, katma değer ve kar marjları için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.
Dünyanın toplam borcunun milli gelirine oranının yüzde 300’ü aştığını belirten Şimşek, gelişmekte olan ülkelerde bu oranın yüzde 235, Türkiye’de ise yüzde 92 olduğunu söyledi. Türkiye’nin borçluluk açısından avantajlı olduğunu vurgulayan Bakan, hane halkı, devlet, şirketler ve finans sektöründe borcun yüksek olmadığını kaydetti.
Bakan Şimşek, “Kalıcı, sürdürülebilir yüksek büyümenin formülü, tabii ki düşük enflasyondur” dedi. Eğer Türkiye enflasyonu tek haneye düşürürse büyümenin katlanacağını, mevcut enflasyonla mücadele yaklaşımlarının ise miyopik olduğunu savundu. Dünyada hızla yaşlanan nüfusun da önemli bir meydan okuma olduğunu, Türkiye’de de bu durumun görüleceğini ekledi.
Hızla yaşlanan nüfusun getirdiği etkilerin yanı sıra sağlık turizmi ve yaşlı bakım hizmetlerinin 4,2 trilyon dolarlık bir pazar oluşturduğunu ve orta vadede 8,5 trilyon dolara çıkacağını belirtti. Küresel ısınma ve su stresi gibi gerçeklere dikkat çeken Şimşek, Türkiye’nin yeşil teknolojiler ve yenilenebilir enerjide büyük potansiyele sahip olduğunu söyledi. Küresel temiz enerji yatırımlarının da artarak 2 trilyon dolardan 4,5 trilyon dolara çıkmasının beklendiğini ifade etti.
Bakan Şimşek, küresel ekonominin savaşın getirdiği arz şokuyla karşı karşıya olduğunu ve bunu yönettiklerini bildirdi. Türkiye’yi bu meydan okumalara karşı doğru konumlandırdıklarını ve fırsat penceresinden baktıklarını söyledi. Uyguladıkları ekonomi programının ilk evresinin risklerin kontrolü olduğunu, 2023’teki deprem felaketine rağmen büyük bütçe açıkları verilip parasallaştırılmadığını belirtti. EYT düzenlemesinin de hayata geçirildiğini hatırlattı.
Türkiye’nin 2023’te 120 milyar dolarlık dış ticaret açığı bulunduğunu ve finansmana erişimde sıkıntılar yaşandığını anımsatan Şimşek, ülkenin ödemeler dengesi stresi yaşamaması ve enflasyonun üç haneye çıkmaması için ciddi çaba gösterildiğini vurguladı. Program olmasaydı enflasyonun nereye gideceği sorusunun kafa yorulması gereken bir konu olduğunu ifade etti.
Programın ikinci evresinde ekonomideki dengesizlikleri azaltmanın hedeflendiğini, enflasyonu, bütçe açığını ve cari açığı düşürmenin, KKM’den çıkışın sağlandığını belirtti. Üçüncü evrenin ise reform ve dönüşümle kalıcı hale getirileceğini söyledi. Tek haneli enflasyon, kalıcı düşük cari açık ve bütçe açıklarının yüzde 3’ün altına düşmesi hedefleniyor.
Enflasyonun Ekim 2022’de yüzde 85’i gördüğünü, 2023’ü yüzde 64 ile kapattığını ve 2024’te dezenflasyonun başladığını anlatan Şimşek, son gelişmelerin geçici etkiler yaratabileceğini ancak enflasyonun düşüş trendinde bir değişiklik olmayacağını dile getirdi. Dezenflasyonla birlikte gelir dağılımında iyileşme başladığını ancak daha katedilecek yol olduğunu belirtti.
Bakan Şimşek, bu yılın ortası itibarıyla deprem bölgesinde yeniden inşa ve ihya sürecinin büyük oranda tamamlanacağını bildirdi. 90 milyar dolar harcanmasına, EYT’nin etkisine rağmen bütçe açığının yüzde 5,1’den yüzde 3’ün altına düştüğünü, bunun ideal bir seviye olduğunu vurguladı.
Türkiye ve dünya gündemine dair en güncel haberler, ekonomi dünyasındaki son gelişmeler, spor camiasından sıcak haberler ve teknoloji dünyasındaki yenilikler Gündem Zamanı ile parmağınızın ucunda. Tarafsız yayıncılık ilkesiyle, son dakika haberleri ve derinlemesine analizleri anlık olarak sizlere ulaştırıyoruz.
Yorum Yap